|
|
BAYRAMİÇ TARİHİ
ADININ ANLAMI:Kebrana adının Kebra kısmı; Luwi dilinde"gür su,bol su" anlamındaki Abra/Ebra ögesi ile ,"Güzel, iyi, kutlu, kutsal" anlamına gelen Kuwa öntakısının birleşmesi sonucu meydana gelmiştir.Sondaki ana takısı da "wana/ana"("-sal,-ülkesi") dir.Yani Kebrana "Kutsal Su ülkesi" anlamına geliyor.Zamanla bu ad sonradan yerleşen halkların telaffuzlarına uygun olarak Kebrana,Ebrana,Ebrama,Ebramitis (Bizans çağında) ,Ebramiç (Osmanlı döneminde -mitis takıları "-iç" şeklinde dönmüştür. Domanitis/Domaniç- Pegaditis/Bigadiç gibi),Bayramiç olarak değişmiştir.
Bayramiç adında aynı kökten türemiş olan Gönen'de ve Evreşe'de iki köy vardır.Bu köylerin bulunduğu yerlerde de pınarlar vardır

Bayramiç sınırları içinde kalan bazı eski yerleşim merkezlerinden elde edilen bilgiler, yörenin geçmiş çağlarda Troya Krallığı'nın sınırları içinde bulunduğunu göstermektedir. Bu merkezlerin en önemlilerinden biri Troas bölgesinde, Skamandros (Eski Menderes) Çayı vadisindeki Skepsis'tir(Evciler). Skepsis eski bir Aiolia yerleşim yeridir. Gene Troas bölgesinde bulunan ve Kimealıların kurduğu bir koloni olan Kebren de (Akpınar) ilçenin önemli antik merkezlerindendir. Burası İÖ. 400'de Pers egemenliğine geçti. Sonraları Spartalı komutan Karidemos'un işgal ettiği kent İÖ 360'ta yeniden Perslerin denetimine geçti. Kent halkının bir süre sonra gitgide zenginleşen Alexsandria Troas kentine göç etmesi sonucu Kebren eski önemini yitirdi. Kent surlarıyle akrapolis varlığını bugüne değin sürdürebilmiştir.
İlçe’de, Türklerin Rumeli’ye geçişleri esnasında Bayramiç yöresine yerleşen birlik ve kol ağalarının Bayram Namazını kılmak için ilk toplandıkları eski bir kiliseden çevrilme Tepe Camii, kitabesinden 1210 yıllarında yapıldığı anlaşılan Taşköprü ve Hadımzade Osman Bey tarafından yaptırılan Taşköprü Camii bulunmaktadır. Mitoloji’de büyük bir yer işgal eden Kaz dağı (İda Dağı)’nın bulunduğu bu şirin ilçe sınırları içerisinde, ilçe merkezinin 18 km. doğusunda Külcüler ılıcası bulunmaktadır

İlk güzellik yarışması Anadolu'da
yapılmış ve yine kan dökülmüştü...
"Dünyanın ilk güzellik yarışması Anadolu'da yapılmıştı. Mitolojiye göre Paris, kendisine dünyanın en güzel kızını vaat eden Venüs'ü (Afrodit) en güzel kadın seçti. Paris'in Helena'ya olan aşkı ise on yıl sürecek kanlı Truva Savaşı'na neden olacaktı..." Arkadaşım Faruk Eskioğlu Londra'dan hatırlatıyor:
"Dünyanın ilk güzellik yarışması, 'İda' diye anılan Kazdağı'ndaki Bayramiç ilçesinin Evciler köyünden 5 kilometre uzaklıktaki Ayazma'da yapıldı. Mitolojiye göre; bu ilk yarışması, on yıl sürecek kanlı Truva Savaşı'na neden olmuştu.
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir'in, Merhaba Anadolu adlı kitabındaki "Dünya'nın İlk Güzellik Yarışması" bölümünde anlatılan mitolojiye göre, Kürekçi Peleo, Çanakkale'de memelerine dek denizde görünen deniz tanrıçası Tetis'e aşık olur. Sonunda Peleo ve Tetis evlenmeye karar verir.
Düğüne fesat tanrıçası dışında bütün tanrı ve tanrıçalar davet edilir. Fesat tanrıçası düğün ziyafetinde masaya üzerinde "En güzele" yazılı altın bir elma atar. Düğündeki tanrıların tanrısı Zeus'un karısı Hera, akıl tanrıçası Athena ve güzellik ve sevgi tanrıçası Venüs elmayı almak ister.
Zeus'tan seçim yapması istenir. Zeus karısı ve diğer tanrıçalar arasında kalınca elmayı ve görevi yakışıklı çoban Paris'e vererek işi başından savar.
Tanrıçalar elma karşılığı Paris'e vaatler yağdırmaya başlar. Hera, zenginlik ve güç Atena ün ve şan, Venüs ise dünyanın en güzel kızını vaat eder. Paris elmayı Venüs'e verir.
|
|
|