WE LOVE YOU ARAP – 3
İki haftadır Pakistan uyruklu bir doktor tarafından kaleme alınan ve benim de e-posta adresime gönderilen bir yazıyı sizlerle paylaştım. Yazıda özet olarak Müslüman dünyası ile Yahudiler karşılaştırılıyor ve Müslümanların neden geri kaldığı, Yahudilerin ise ( Sayısal olarak az olmalarına rağmen hepsi 14 milyon) neden ileri bir toplum düzeyine ulaştığı sorgulanıyor ve bunun nedeninin de eğitim yetersizliği olduğu sonucuna varılıyordu.
Şimdi sıkı durun Türkiye’nin bir bilim ve araştırma kurumu var. Az buçuk okuması yazması olan herkes bu kurumun adını duymuştur. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu. Kısa adı TÜBİTAK. Ve onun yıllardan beri yayınladığı bir dergi vardı, Bilim ve Teknik dergisi. TÜBİTAK’ın başına da kendi adamlarını getirmek için bir sürü yaygara koparmışlardı. Şu an derginin adı Bilim Teknik ve Siyaset. Dikkat buyurun bazı kapak konusu olan başlıkları aşağıya alıyorum:
Kimyasal Mucize : ZEMZEM
Bir Antiaging Mucizesi : ORUÇ
Sahur Programın da Hızla Açan Çiçeğin Sırrı.
Kazalarda Dua Faktörü: Hangi Dualar Maksimum Koruma Sağlıyor.
Cin Çarpmasından Korunma Yöntemleri.
Prototip Üretimde Maşallah ve Önemi.
İbn-i Sina’nın Teğet Teorisi ve Türkiye’ye Yansımaları.
Bir Diş ve Ağız Hijyeni Harikası: MİSVAK
Kimseyi küçümsemek, kimsenin inancına saygısızlık etmek istemem. Belki bu konuları okumak isteyenler de olabilir. Buna da saygı duyarız. Ancak bu konuların yayınlanacağı yer TÜBİTAK dergisi değildir. Bu konuları kapsayan yazılar dini konuları içeren dergilerde yayınlanabilir. Burada yayınlanırsa ne olur derseniz? İşte o zaman her şeyi din ile inanç ile açıklamaya çalışırsınız. Bu ise bilimle , aklın egemenliği ile ters düşer. Mavi Marmara olayı gibi olaylar olup insanlarımız boş yere ölür.
Sayın başbakanımız Arapları seviyor kendisini Müslüman dünyasının hamisi olarak görüyor. Görebilir. Ancak 1,4 milyar Müslüman , 14 milyon Yahudi’nin gücüne erişemiyor. Şimdi İsrail , Mavi Marmara gemisini bastı ve 9 insanımızı öldürdü ,şehit etti. Ne yapacaksınız? İsrail’e savaş mı açacaksınız? Sayın başbakan aldığı İmam Hatip eğitiminin etkisinden kurtulamamaktadır. Neymiş efendin köpeklere “Arap” diye çağrılıyormuş. Doğru benim çocukluğum da davar köpeğimize “ Arap” diye çağırırdık. Bunun Arap ulusu ile hiçbir ilgisi yok tabi. Dış politikada bu tür duygusal yaklaşımlara yer olmadığını herkes bilir. Çıkar birliktelikleri vardır. Benim için Araplar da , Yahudiler de bir Adem oğlu.
Sayın başbakanımız hiç kusuruma bakmasın , 1968-1970 yıllarında Çanakkale Lisesinde aynı sınıfta 3 yıl birlikte okuduğum kız arkadaşlarım Suzan ve Berta’ya düşman olmamı kimse benden beklemesin. İnternet aracılığı ile olsa görüşmeye devam edeceğim.
|