Farklı Bakış
Dünyanın çok zengin Gelişmiş 7 ülkesi (G-7) SSCB'nin dağılmasından sonra Rusya Federasyonunu kendilerine dahil ederek G-8 adını almışsa da dümen başındayken hiç beklemedikleri bir kazaya uğradılar! Kapitalist sistemin yetiştirdiği tüm ekonomistlerin çabalarına rağmen süresi bir türlü belirlenemeyen ve 1 yılı geride bırakan Ekonomik Krize karşı sadece zengin kulübün çözümü yetersiz kalınca zorunlu olarak gelişmekte olan ülkeleri de içlerine aldılar. G-20 adını alan bu oluşumun en dikkat çeken üyesi Çin'i Hindistan, Brezilya gibi farklı ekonomik çizgi izleyen ülkeler takip ediyor.
Amerikan Yatırım Bankası Goldman Sachs tarafından büyümeye başlayan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'i içine alan ( BRIC ülkeleri) deyimi ilk kez 2001 yılında kullanılmıştır. G-20 toplantısında ise 2009-2010 döneminde bu ülkelerin dünya büyümesine damga vuracakları sonucuna varılarak ekonomik krizden çıkış reçetesinin bu ülkelerde olduğu dile getirildi. Zaten bu ülkeler daha önceden Londra'da düzenlenen G-20 Maliye bakanları toplantısında gelişmekte olan ülkelerin IMF ve Dünya Bankası gibi küresel finans kuruluşları üzerinde daha etkili olmak konusunda görüş birliğine varmışlardı. G-20 lerin Pittsburg zirvesindeki son toplantısında Avrupalı üyeler Çin, Türkiye, Güney Kore gibi ülkelere ekonomi konusunda yer açmakta anlaşmışlar.!
Libya'nın Devlet Başkanı Kaddafi önce Birleşmiş Milletler Binasının önüne kendi milli çadırını kurarak uzun süre ülkesinin reklamını yaptı. Sonra da dünya ülkelerinin tüm liderlerine Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmayla Afrika'nın 1000 kralını temsil ettiğini ve 40 yılda bir konuşabildiği bu kürsüde 40 yıla 40 dakika bir süre kullanınca ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bile salonu terk etti! Olsun. Bence Kaddafi bu seyahatinden hiç de boş ayrılmamış zira Venezüella'ya geçmiş ve orada Güney Amerika - Afrika (ASA) zirvesinde Güney Amerikanın Liderleriyle görüşerek her iki kıta arasında ilişkilerin daha da sıkılaştırılması kararı almış, hatta savunma konusunda Venezüella Devlet başkanı Hugo Chavez ile "Güneyin Nato'sunu kurmak için diğer ülkelere çağrıda bulundular.
BM Genel kurulunda yaptığı konuşmada ABD Başkanı Obama "Amerika'yı dünyada yalnız başına hareket etmekle suçlayanlar artık Amerika'nın dünyanın sorunlarını yalnız başına çözmesini bekleyemezler" sözüyle Bush'un 8 yıllık iktidarındaki tek lider saltanatından
vazgeçtiğini ilan etmiş oldu. Ne kadar gerçekleşecek zamanla belli olacak ama Afganistan ve Irak işgalleri ve ekonomik kriz düşünülünce ABD buna mecbur kaldı diyebiliriz.
Bizim ülkemize gelince; yaz ayları boyunca adı önce "Kürt Açlımı" diye lanse edilen daha sonra bazı medya kanallarının ve siyasilerin diretmesiyle "Demokratik Açılım" olan bu değişim sürecinin bugün neresindeyiz? Bence hala havanda su dövüyoruz. Çünkü elimizde hiçbir metin yok. İnternet sayfalarına bu açılımın zıddı olarak "Türk Açılımı" istiyoruz iletileri girdi bile. Her ne kadar Başbakanımız BM Toplantısında "hazmettire hazmettire" olacak bu iş dese de ortada açıklanmış bir mutabakat yok ki hazmedilsin. Sakın mideye inmeden boğazlara durmasın bir türlü açıklanmayan bu AÇILIM!
Bayramiç Kaymakamı Sayın Bahattin Atçı ilçemizdeki görevinden Muğla ilinin Milas ilçesinde çalışmak üzere geçtiğimiz hafta ayrıldı.
Kaymakam Bey açtığı davayı kazandı ve yeniden eski görev yerinde hizmet verecek. Bayramiç'e yeni geldiğinde kendisiyle yaptığım söyleşide "Milas'tan Bayramiç'e gelmek sizi üzmüş olabilir ama zamanla buraya alışıp seveceksiniz, Bayramiç Çanakkale'den bile daha mutlu edecektir sizi "demiştim. Kaymakam Bey ayrılırken en son gün görüştüğmüzde bana "yargı kararı olmasaydı burada göreve devam etmek isterdim "dedi. Güle güle gitsin, memleketin her yeri bizim...
Maliye Bakanı Şimşek bir soru önergesine verdiği yanıtta AKP hükümetleri zamanında hazineye ait olan 628 milyon M2 arazinin satıldığını 2.1 milyar TL gelir elde edildiğini 1 M2 = 3.4 TL düştüğünü bildirmiş. Bu fiyat satılan maden olunca ise 1 M2 = 1.3TL imiş.
Ne diyelim devlet malı deniz, sat sat bitmez mi acaba?
|