BİZ İNSANIZ REKABETİ SEVERİZ
Biri Karadenizli diğeri Kayserili iki arkadaş zenginlikleriyle övünüyormuş. Karadenizli yeni aldığı çiftliğin büyüklüğüyle övünüp arkadaşına hava atmak istemiş.
—Dün sabah yeni aldığım çiftliği gezmek için sabah tanyeri ağarırken arabaya bindik. Akşamın karanlığı çöktü hala gezmeyi bitiremedik.
Uyanık Kayserili cevap vermiş;
—Bizimde öyle hurda bir arabamız vardı, geçen ay satıp yenisini aldık.
*** *** ***
İnsanız. Yaradılmışların en üstünü sayarız kendimizi. Bunu yaparken de hepimizi değil kendimizi en üstün sayarız. Düşmansız yaşayamayız. Bu yüzden devamlı rekabet ederken de birbirimizi yeriz.
Dostlarımız ve dostluklarımız çıkarlarımıza hizmet etmelidirler. Verdiğimizden çoğunu almaktan, aldığımızdan azını vermekten hoşlanırız. Aldığımızdan çoğunu verdiğimiz dostlarımız ortaya çıktığında dostluk ilişkilerimizi gözden geçirme gereksinimi duyarız.
*** *** ***
Hava, su, toprak, güneş, bitki, hayvan ve diğer insanlar hepsi bizim hizmetimizdedir. Ya da biz öyle kabul ederiz. İçinde yer aldığımız bütünün bir parçası olduğumuzu bütünün bize ait olduğunu ama bütün asla tek başımıza sahibi olmadığımızı pek kabul etmeyiz.
Diğer insanlara saygımız onlara duyduğumuz korku hissiyle orantılıdır. Korkmadıklarımızın bize saygı duymasını bekleriz. Beklemekle kalmaz bunu sağlayacak korkutuculuğumuzu gösteririz.
Eşlerimiz ve çocuklarımız bile çoğunlukla bu ölçüler içindedir. Onların bizi sınırlamamasını isteriz ama biz onları istediğimizce sınırlar ve kısıtlarız.
*** *** ***
Güzel güzel düşünceler üretiriz, güzel güzel buluşlar koyarız ortaya. Ama hiç bir gayretimiz fisebilullah değildir. Yaptığımız dualarda bile açığa vururuz bu durumumuzu. İki sure okur hocalarımız ardından sevabın ulaştırılacak listesini takdim ederler.
Takdim ettiğimiz listenin takdim süresi okunan surelerin süresinden daha uzun sürer.
Yarışımızın, kavgamızın büyüğü kendi hemcinslerimizledir. Birbirimizi alt etme, yenilgiye uğratma başlıca amacımız ve hedefimizdir.
|